Amasya Seker Fabrikasi A.S.


 
  DUYURULAR
 
 
» eklemeler eklendi mi

» vcbvcb c bcvbcvbcv c bcv

» sfs fhkjds hflkjhf lksjhflkjs hdfs

 
  Tüm Duyurular  
 
 BASIN ODASI 
 
 
» jkshdfksj sjdfhksjhfkjshd

» sitemiz yayına başlamıştır

 
     
Amasya Seker
 
HASTALIK ve ZARARLILAR
 
 

Amasya Şeker Fabrikası A.Ş.
 Coğrafya  Hastalıklar  Zararlılar

Besin Maddeleri
Virusler
Böcek ve Sinekler
İklim
Bakteriler
Kuşlar
Toprak
Diğer Hastalıklar
Diğer Zararlılar

Kalsiyum ( Ca )

Belirtileri:
Kalsiyum yetersizliğinde dış yapraklar normal görünür, fakat daha içerdeki yaprakların gelişmesi yavaşlar ve çoğu zaman kurumuş küçük yapraklar ve yaprak sapları kalır. Deforme alan ve kıvrılan yaprakların uçlarında siyahlaşma belirir ve bu siyahlaşmaya genellikle “uç yakınlığı” ismi verilir. Daha ileri durumlarda genç yapraklar siyahlaşır, pancarın büyüme noktası ölür ve yanlardan sürmeye başlar. Bu durumda kökteki iletim dokuları kahverengileşir. Daha hafif durumlarda yapraklar, dar kahverengi veya siyahımsı bir hatla çevrelenir ve bu kısımda gelişme yavaşlarken lamina kısmında normal gelişme devam eder ve bu yüzden topraklar kaşık şeklini alır. Toprakta kalsiyum yetersizliği genellikle, besin elementi toksitesine ve kök yanıklığına ortam hazırlayan toprak asitliği ile beraber görülür. Yurdumuz topraklarında kalsiyum yeteri kadar vardır. Çünkü topraklarımızın büyük bölümü kireçli topraklardır. 

  Kükürt ( S )

Başlangıçta, yaprakların beyazlaşması ve sararması gibi belirtileri ile azot yetersizliği belirtilerine benzer. Sonraları, farklılıklar belirginleşir. Çünkü,azot eksikliği durumunda ortadaki yapraklar yeşil kalır. Kükürt ersizliği fazla ise yapraklarda ve toprak sapında kahverengi lekeler belirir. Bu yetersizlik durumu tarlada da çok seyrek olarak görülebilir. Yurdumuz topraklarında kükürt miktarı yeterli düzeylerdedir.

  Magnezyum ( Mg )

Belirtileri:
Yapraklarda üst kenara yakın kısımlarda damarlar arasında sararmalar ve içe doğru kıvrılmalar görülür. Fazla etkilenmiş bitkilerde belirtiler yaprakların ortalarına doğru genişleyerek ilerler ve yaprak kenarları siyahlaşır. Hafif magnezyum eksikliğinden kaynaklanan belirtiler, virüs etkisi nedeniyle meydana gelen sararmalarda ( sayfa 50 ) benzer ve virüs etkisi erken başlarsa bu belirtiler birbiri ile karıştırılabilir. Ancak bu ikisinin farkı şu şekilde ayırt edilebilir: Virüsten kaynaklanan sararma parlaktır ve açık turuncudur.Yaprak kalınlaşır ve kolay kırılır. Magnezyum yetersizliğinde bu belirtiler görülmez. Türkiye toprakları genellikle magnezyum bakımından yeterli düzeydedir.

Sebepleri ve Ekonomik Önemi:
Magnezyum eksikliği özellikle kireçli ve hafif topraklarda yaygındır, fakat diğer tip topraklarda da görülebilir. Eksiklik iki nedenden kaynaklanabilir.Toprak bitki gelişimi için yeterli olacak miktarda magnezyuma sahip değilse bu gerçek eksikliktir. Alınabilir magnezyum miktarı toprakta 50 ppm den fazla ise bu toprak magnezyum bakımından yeterli demektir. Bu miktar 25 ppm daha az ise, bitki için magnezyum yetersizliği var demektir. Potasyum, sodyum kalsiyum gibi elementler topraktan magnezyum alımını zorlaştırırlar. İkinci yetersizlik ise, çeşitli nedenlerle, örneğin bazı nematodlar nedeniyle kök gelişmesi engellenen bitkilerin toprakta yeterli miktarda bulunan magnezyumu alamaması şeklinde oluşandır. Pancar ekiminden önce alınan toprak numunesinin analizi sonucunda magnezyum eksikliği görülürse magnezyum uygulanmalıdır. Toprak analizi yapılamaması durumunda, ön bitkide magnezyum eksikliği belirtileri görülüp görülmemesine göre karar verilebilir. Magnezyumlu gübreler son baharda uygulanmalıdır. Üründe magnezyum eksikliği belirtileri hafif görüldüğünde üstten sıvı magnezyum sülfat verilebilir

  Mangan ( Mn )

Belirtileri:
Genellikle ilkbaharda görülmeye başlar ve yapraklar üzerinde küçük sarı noktalar belirir. Sararma, açık yeşil renkte kalan damarlar dışında tüm yaprak yüzeyini etkileyebilir. Bu noktalar önceleri dağınık haldedir fakat sonra birleşerek daha büyük lekeler oluştururlar. Çok ciddi durumlarda bitki yavaş gelişir ve yapraklar içeri doğru kıvrılır. Çoğu topraklarda kökler daha derinlere inerek topraktaki mangandan yararlanabilirler ve bu durumda mangan eksiği belirtileri kendiliğinden kaybolur.

Sebepleri ve Ekonomik Önemi:
Mangan bir iz elementtir. Şeker pancarı tarafından alınan mangan miktarı çok azdır ve pek çok toprakta yeterli miktarda alınabilir mangan bulunur. Bu nedenle, mangan eksikliği sık oluşmaz. Fakat mangan eksikliği görülebilir. Örneğin, toprak pH’ının yüksek olmasından dolayı bitki çözünmemiş durumdaki manganı, kuraklık görülüyorsa veya toprak organik maddece zenginse ( fazla miktarda organik gübrelemeden sonra veya çayır alanlar yeni sürülmüşse ) mangan eksikliği görülebilir. Mangan eksikliği ileri durumda ise şeker verimi % 30’a kadar düşebilir. Belirtilerin ilerlemesi, yapraktan mangan sülfat uygulanarak önlenebilir. Bu, yalnızca mangan eksikliğinden dolayı oluşacak verim düşümünü önlemekle, kalmaz aynı zamanda diğer yetersizliklerin ve çıkış sonrası kullanılan herbisitlerin olumsuz etkilerini de önler. Yetersizlik, ağır topraklarda veya pH 6,0’nın altındaki hafif asidik topraklarda görülmez, fakat toprak fazla asidik ise ( pH 5,0’in altında ) mangan zehirlenmesi görülebilir. Yaprakların açık yeşil olması ve gelişmesinin yavaşlaması, azot eksikliği belirtilerine benzer.

  Molibden ( Mo ) ve Çinko ( Zn )

Molibden
Şeker pancarının bu elemente çok az ihtiyacı vardır ve bu elementin yetersizliği tarlada çok nadir görülür. İlk belirtiler genel olarak bitkinin ve delinmeler göze çarpar. sararması şeklindedir ve benzer belirtiler kükürt eksikliğin de görülür. İleri molibde yetersizliği durumunda yapraklarda damarlar boyunca kurumalar

Çinko
Çinko yetersizliği, aşırı alkali topraklarda ( p H 9. 0 ve üzeri ) görülür. Şeker pancarı bu elemente karşı, mısır ve baklagillerden daha az hassastır. Eksikliğinde yaprakların gelişimi yavaşlar ve ortadaki genç yapraklarda bir sararma görülür. Yaprağın üst yüzeyinde damarlar arasında sarı veya beyazımsı lekeler oluşur. Daha sonra yaprağın damar araları kurur fakat damarlar yeşil ve kabarık kalır. Çinko yetersizliğinin erken devrelerinde çinko sülfat uygulanırsa belirtiler hızla kaybolur. Türkiye’de çinko eksikliği özellikle Güney Anadolu’da narenciye alanlarında ve Orta Anadolu pancar ekim alanlarında görülmektedir.

  Potasyum ( K ) ve Sodyum ( Na )

Belirtileri:
Potasyum eksikliği olan şeker pancarının genellikle mat yeşil renkte olup hafif kıvrımlıdır ve kenarlarında sararmalar meydana gelir. Eksiklik durumu arttığında sararmış alanlar genişleyerek kırmızımsı kahverengiye dönüşürler. Potasyum, bitki bünyesinde kolayca yer değiştirir. Bu yüzden belirtiler ilk olarak yaşlı yapraklarda sonra daha genç yapraklarda ortaya çıkar. Yeni yapraklar yeşil kalsalar bile küçük ve gelişmemiş durumdadırlar. Sodyum eksikliği belirtileri de benzerdir. Potasyum ve sodyum eksikliğinde ortaya çıkan belirtileri magnezyum eksikliğinde görülen belirtilerden ayırt etmek oldukça zordur. Yaprak veya toprak analizleri yapılarak karar verilmelidir.

Sebepleri ve Ekonomik Önemi:
Bu iki besin elementinin yetersizliği, genellikle aşırı fosfor veya azot kullanımında ortaya çıkar. Gerçek bir eksiklik özellikle hafif kumsal veya organik maddece zengin topraklarda yada yeni işlenmiş zayıf çayır topraklarında ortaya çıkabilir. Toprak analizleri sonucunda yapılacak gübreleme bu eksikliği giderir. Yurdumuzun topraklarında genellikle yeterli düzeyde bitkilere yarayışlı potasyum bulunmaktadır.

  Azot ( N )

Sebepleri ve Ekonomik önemi:
Azot eksikliğine, azot gübrelenmesi yapılmayan, organik madde bakımından zayıf, kumsal alanlarda rastlanır. Bu tür bir eksiklik nitrat ilavesi ile kolay ve hızlı bir şekilde giderilebilir. Azot bitki gelişimi için gereklidir.Yaprak alanını artırarak, toprak yüzeyinin iyi bir şekilde kaplanmasını sağlar ve böylece topraktan rutubet kaybı önlenir. Aşırı azot gelişimini artırır. Kökte az miktarda ağırlık artışı sağlanmasına karşın şeker oranını düşürür. En uygun gübre miktarı toprak tipine ve kaldırılan ön bitkiye göre değişir. Gübreleme ile verilen azot, topraktaki azot kaynağına bir takviyedir. Azot eksikliğinin belirtileri, toprak sertliğinden dolayı kökün etkin olamaması veya sel nedeniyle kökün havasız kalması durumundada ortaya çıkabilir. Türkiye toprakları, toprakta azot kaynağı olan organik madde bakımından genellikle zayıftır.
Bakır ( Cu ) ve Demir ( Fe )

Bakır
Şeker pancarı bu iz elementi çok az ihtiyaç duyar. Bakır eksikliği tarlada kolayca gözlemlenemez. Yetersizliğinde oluşacak belirtiler yalnızca saf su içerisinde saf besin çözeltileri kullanılarak saksıda özel yetiştirilen pancarlarda gözlemlenebilir. Özellikle orta yapraklarda sararma ve yaprak damarlarında açık yeşil renk görülür. Yaprak sapları beyazlaşır.

Demir
Bir çok üründe demir eksikliğine bağlı olarak yapraklarda sararma görülür. Şeker pancarında bu belirtilere yaz başlarında ve kireçli topraklarda rastlana bilir. Genellikle kökler derinlere doğru gelişince belirtiler ortadan kalkar. Demir eksikliği yaprakta damarların arasında sararmaya neden olur ve ilerlemiş durumlarda sarı yaprak zemini üzerinde yeşil olarak sadece yaprak damarları kalır. Sıklıkla rastlanan durum ise genç yapraklarda görülen hafif ve geçici renk açılmalarıdır. Bu durumda mangan yetersizliği ve mozaik virüsü belirtilerinden ayırt etmek zordur. Zararı önemli değildir ve uygulama gerektirmez.

  BESİN MADDELERİNE BAĞLI ZEHİRLENMELER

Belirtileri:
Bazı elementler toprakta normalden fazla miktarda bulunduğu zaman zehirlenmeler ortaya çıkar. Fidenin ve genç yaprakların sararması, zayıf gelişme ve kökün kararması böyle zehirlenmelerin esas belirtileridir. Çoğu zaman ciddi durumlarda genç bitki ölür; geriyi kalanların ancak kökü daha derinlere ulaşabilenlerinde normal gelişme devam eder.

Sebepleri ve Ekonomik Önemi :
Asidik ortamda, alüminyum ve mangan gibi bazı elementlerin çözülmesi nedeniyle toprakta bazı iyonların aşırı bulunması sonucu ortaya çıkar. Bu durum aynı zamanda yanlış bir uygulama sonunda kurşun, kadmiyum ve civa gibi ağır metalleri içeren atık sularla tarlanın sulanması sırasında da ortaya çıkabilir. Şeker pancarı belirli miktarda sodyuma ihtiyaç göstermesine rağmen, aşırı sodyum ( sodyum klolür v.s. ) yaprakların mavi-yeşil renkte olmasına ve fazla yan kök oluşumuna neden olduğunda zarlıdır. Bu gibi zehirlemeler diğer soruların bir göstergesi şeklinde de değerlendirilebilir ve bu soruların başında çoğunlukla toprak asitliği gelir. Bu gibi sorunlarda kurtulmak için toprak Ph’ı nötürde ( pH 6.5) tutulmalıdır. Sulama suları sıkı kontrol edilmeli ve bu suların ağır metaller içermediklerinden emin olunmalıdır.

  Bor ( B )

Belirtileri:
Bor yetersizliği belirtileri hem yaprakta hemde köklerde görülür.Bu yetersizliğin ilk belirtileri, yaprak saplarının üst yüzeylerinde enine çatlaklar ve kahverengi mantarımsı lekeler ile dış dış yapraklarda görülen ağ şeklindeki çatlaklardır. Bu dıştaki yapraklar yavaş yavaş sararır ve kurur. Daha sonra orta yapraklar kararak ölürler. Kökün baş kısmı kahverengi gelişir ve mantarlaşır, göbekte oyuk meydana gelir. Pancar kökü uzunluğuna ortadan kesilirse iletim demetinde kahverengileşme görülür. Eğer iklim koşulları uygun ise ( sıcak ve rutubetli ) büyüme noktasındaki zararlanmadan sonra yeni yan sürgünler gelişir.               

Sebepleri ve Ekonomik  Önemi:
Şeker pancarı bor yetersizliğine karşı hassatır ve bunun etkiside yaprak kaybı, kök çürüklüğü ve geç dönemde yeni yaprak sürmesi nedenlerinden dolayı verim düşüklüğü şeklinde olur. Pancar, bora çok düşük miktarda ihtiyaç duyar ve genellikle bu miktar toprakta bulunur. Ancak bor eksikliği, toprak pH’ının yüksek olması nedeniyle borun topraktan alınmaması veya kumsal topraklarda, toprak çözeltisindeki bor miktarının azalmasına sebep olan kuraklık nedeniyle de ortaya çıkabilir. Yapraklarda ilk belirtiler görülür görülmez, temmuz ayı ortasından önce bor içeren sıvı gübreler kullanılır ise eksiklik giderilebilir veya en azından zararlı sonuçlar hafifletilebilir. Analiz sonucunda bor eksikliği görülen topraklara, tercihen pancar ekiminden önce diğer gübrelerle beraber bor uygulaması yapılmalıdır. Bor yetersizliğine bağlı olarak ortaya çıkan pancarın göbek kısmındaki siyahlanmalar ve çürümeler, 1930’lu yıllarda nedeni anlaşılana kadar çoğu ülkelerde yaygın olarak görülüyordu. O yıllardan beri özellikle borlu gübrelerin kullanımı ile birlikte bu problem azalmıştır.

 
 
     
  Amasya Şeker Fabrikası A.Ş.
Telefon : 0 358 417 25 11
Fax : 0 358 417 25 17
Web Adresi : amasyaseker.com.tr
email ( BIM ) : amasyaseker@amasyaseker.com.tr