Zaman zaman şeker pancarının yapraklarında değişik şekillerle ve farklı renklerle karşılaşılabilir. Tamamen yeşil renk yerine kısmen veya tamamen beyaz, sarı veya yeşilimsi beyaz yaprakların oluştuğu görülebilir. Böyle anormal oluşumlar tohumluk bitkilerde görülebilir ve çiçek dallarına doğru yayılabilir. Bu tür anormallikler genetik esaslıdırlar ve yaprağın kısmen veya tamamen klorofilsiz kalmasındandır. Bu yapraklar normal gelişir ve turgor görevini yapabilirler. Az bitkide görüldüğünden ekonomik bir önemi yoktur.
Normalden Fazla kotiledon Sayısı
Bir tarlada bazen birkaç fidede katiledon yaprağı sayısında anormallikler görülür ve iki yerine üç katiledon yaprağı çıkabilir. Bu çok seyrek rastlanan genetik esaslı bir anormalliktir ve önemi yoktur.
Tohum Bitkilerinde Görülen Anormallikler
Şeker pancarında bir başka büyüme bozukluğu da, tohumluk bitkilerde veya tohuma kalkmış pancarlarda tohum dallarının uçlarında geniş veya yassı bir bant oluşmasıdır. Bu tür oluşumlarında tohum üretiminde fazla bir önem yoktur.
Herbist ve İnsektisitler
Şeker Pancarı Herbisitleri
Bazen şeker pancarı fidelerinde, herbisit uygulamasından sonra zehirlenme belirtileri ortaya çıkabilmektedir. Bu belirtiler herbisitin önerilen dozdan fazla kullanımından, ilaçlamanın yanlış zamanda yapılmasından yada toprak ve iklim özelliklerinin dikkate alınmasından dolayı ortaya çıkabilir. Örneğin bu zehirlenmeler, toprak yapısına göre yanlış dozda chloridazone kullanılmasından veya phenmedipham’ın aşırı sıcaklarda atılmasından kaynaklanabilir.
Herbisit zararının belirtileri, sararma, yaprak kenarlarının kavrulması, çıkış öncesi atılan herbisitler nedeni ile gelişmenin yavaşlaması, yapraklarda yanıklık, yaprakların çıkış sonrası atılan herbisitler nedeni ile birbirine yapışması veya deforme olması şeklinde ortaya çıkabilir. Yaprakların birbiri içine geçmesi veya deforme olması aşırı dozda ethofumesate, cycloate, di-allate veya tri-allate kullanımının tipik belirtileridir. Yaprak damarlarının sararması ise bitkinin aşırı miktarda lenacil aldığını gösterir. Herbisit uygulamaları ile ortaya çıkan zehirlenme riski, ekstrem iklim koşullarında daha fazla artar. Aynı şekilde, mangan yetersizliği, böcek zararı veya rüzgardan dolayı pancarın yapraklarında oluşan zarar, çıkış sonrası atılan herbisitlerin zarar verme riskini daha da artırır.
DİĞER BİTKİLER İÇİN KULLANILAN HERBİSİTLER
İstenmeyen uygulamalar ( ilaçlama aletlerinin iyi temizlenmemesi, bir başka bitkiye atılan herbisitin rüzgar ile şeker pancarı tarlasına taşınması ) veya ön bitki için kullanılmış herbisitlerin ( örneğin mısır için kullanılan atrazin ) toprakta kalması, şeker pancarında zarara neden olur. Birinci durumda 2,4-D kullanımından dolayı kotyledonlar ve yapraklar genellikle deforme olur, yaprak sapları bitişir veya diquat kullanımından dolayı yapraklarda kavrulma görülür. Bitki genellikle kendini topraklar, çünkü alınan ilaç dozu azdır. İkinci durumda ise büyüme yavaşlar ve eğer toprakta bulunan kalıntı ilaç dozu fazla ise bitkinin ölümüne neden olur.
İNSEKTİSİTLER
Toprak insektisitleri şeker pancarı fideleri için kısmen toksit etki yapabilir. Bu etki özellikle aşırı doz kullanımında ortaya çıkar. Bazen de, bir herbisit ile etkileşimden dolayı veya toprağın kuru olmasından dolayı ilacın aktif maddesinin toprakta çözülmesi ve dağılmaması nedeni ile toksit etki görülür. İnsektisitler nedeni ile görülen zehirlenmelerin belirtileri çeşitlidir. En yaygın belirtiler, kotyledon ve ilk yaprakların kenarlarının kavrulması, bu yaprakların sararması, kalınlaşması ve deforme olması şeklindedir. Çıkış sonrası kullanılan herbisit ve insektisit karışımları bazen genç bitki için uygun olmayabilir.
Kötü Toprak Yapısı
Belirtileri
Genç filizler düzensiz bir tarla çıkışı gösterir ve bazıları diğerlerine göre daha yavaş gelişir. Kötü toprak yapısından etkilenen pancarların kökleri daha küçük olur ve kök sisteminin gelişmesi engellenir. Bunun sonucunda da yapraklar sararır ve solar. Köklerde çatallaşma ve çok bacaklılık görülür. Böyle pancarlarda verim düşer ve hasatta toprak firesi artar. Tarla içinde sıkışmış toprak yapısına genellikle tarla başlarında ve traktör izlerinde rastlanır.
Nedenleri
Tarlaya ağır tavda traktör girmesi halinde traktör tekerlerinin sıkıştırdığı toprakta genç filizlerin çıkışı ve gelişmeleri güçleşir. Toprakta pulluk tabanının oluşması çürümemiş anızın ve organik maddenin toprakta homojen bir şekilde dağıtılamaması ve sıkışmış bir toprak yapısı kökün çatallaşmasına ve aşağılara doğru gelişememesine neden olur. Toprağın uygun olmayan yapısının etkileri sadece mekanik nedenlerle ortaya çıkmayabilir. Aynı zamanda tarlada su birikmesi ve toprağın havalanmaması gibi fizyolojik nedenlerle de kökün normal gelişimi engellenebilir. Bu tür zararlardan korunmanın başlıca yolları toprağa az baskı yapan geniş traktör lastiklerinin kullanılması traktörün tarladaki işlem sayısının azaltılması ( aletlerin işlem sırasına göre aynı traktörde kombine edilmesi ) toprağın uygun aletlerle işlenmesi ve ağır tavda tarlaya girilmemesi gibi önemlidir. Bu gibi önlemlere rağmen çok erken ve çok ince işlenmiş topraklar aşırı yağmurlardan sonra sıkışabilir. Toprağın sıkışması pancar sıra aralarının çizel tipi aletlerle işlemesi ile giderilebilir. Tüm ülkelerde pancardaki zayıf gelişme ve bu yüzden verimin düşmesinin yaygın nedeni toprak işlemenin iyi yapılanmaması sonucu ortaya çıkan kötü toprak yapısıdır. Türkiye toprakları çoğunlukla tınlı ve killi tınlı karakterdedir.
Toprak Asitliği
Belirtileri ve Zararları
Bitki gelişimi yavaşlar ve yapraklar açık yeşil, hatta sararmış olabilir. Bazen de yapraklar koyu yeşil olabilir. Genç bitkilerde ölüm oranı daha fazla olduğundan tarlada bitki dağılımı düzensizdir. Kökler zayıf gelişir ve çoğu zaman renkleri siyahlaşır. Kök yakınlığı asidik topraklarda daha çok görülür. Bitki gelişiminin zayıflaması veya topraklarda anormallikler görülmesi halinde toprak pH’ının kontrol edilmesi gerekir.
Nedenleri
Toprak fazla asit karakterli olduğu zaman bitki gelişmesine olumsuz etkisi büyük olur ve zararın derecesi topraktan toprağa değişir. Düşük pH’lı topraklarda bazı elementler fazla miktarda bulunabilir. ( mangan ve alüminyum gibi ) ve bitki bu elementleri topraktan aşırı miktarda alarak zehirlenir. Buna karşılık normal bitki büyümesi için gerekli miktarda kalsiyum alınmamış olabilir. Kireçleme yapılmaz ise asit karakterli topraklar gittikçe daha da asit hale gelirler ve böyle topraklarda mineral elementlerin toksitleri de artar. Böyle topraklarda yetiştirilen ürünlerin verim ve kaliteleri düşer. Şeker pancarı tarımında toprak pH’ı kontrol edilmeli ve asitlik görülürse gerekli miktarda kireç uygulanmalıdır. Türkiye toprakları genellikle hafif alkali ( pH = 7,0 – 7,9 ) karakterli olup, asit karakterli topraklarda ( pH = 6,0 – 6,9 ) çoğunlukta Doğu Karadeniz Bölgesinde rastlanmaktadır.
Yaprak Kavrulması
Kuraklık ve herbisit zehirlenmesinden kaynaklanan yaprak kavrulmasına ilaveten, gübrelerin veya endüstri gazların verdiği zarar sonucu da bitkide yaprak kavrulması görülebilir.
Gübre
Pancarın üstten granül gübreler ile gübrelenmesi esasında bir kısım granül gübre orta yaprakların arasına düşer ve gübre tuzları burada rutubet ile çözülerek yaprak dokularını yakar. Çünkü, konsantre mineral tuzları, rutubetli ortamda yaprakta değdikleri yaprak dokularını siyahlaştırır ve bu dokuları öldürür. Erken dönemde, pancar 2-4 yaprak döneminde iken yapılan azot gübrelenmesinde, pancarın büyüme noktası zarar görür ve bunun sonucunda bitki ölebilir.
Endüstri Gazları
Endüstri bölgelerinde, fabrikalara yakın yerlerde yetiştirilen pancarların yapraklarında, endüstri gazlarından, özellikle de kükürt gazından dolayı beyazlaşmalar ve nekrotik belirtiler görülebilir. Endüstri gazlarının bitkilerde yaptığı zarar önemlidir fakat bu zararlar bölgesel olarak görülür.
Amasya Şeker Fabrikası A.Ş.
Telefon : 0 358 417 25 11
Fax : 0 358 417 25 17
Web Adresi : amasyaseker.com.tr
email ( BIM ) : amasyaseker@amasyaseker.com.tr